Etiket arşivi: sarı kabak

Balkabağı Çorbası

Dünyanın en güzel nimetlerinden biridir balkabağı. İrili ufaklı en leziz balkabaklarının Adapazarı’nda yetiştiği söylenir. Gerçekten de balkabağından ister tatlı yapın, ister anneannem usülü zeytinyağlı kavurmasını yapın eğer kabağın kendisi iyi değilse ne yaparsanız yapın yavan olur. İşin özü bu sarı kabaktan ne yapmak lazım gelirse kendisinin iyi ve bereketli toprakların mahsülü olması gerekir.

Kabakların mevsimi geldi. Her yerde sarı sarı aydınlanıyor balkabakları. Bugün Eskişehir’de Tepebaşı Belediyesi’nin kente en güzel katkılarından biri olan ekolojik pazardan http://www.tepebasi.bel.tr/eko/index.asp tazecik aldığım temizlenmiş balkabağından çorba tarifini yaklaşan kış ayları için rengiyle, tadıyla pratik, besleyici ve lezzetli bir başlangıç olarak sizlerle paylaşmak istiyorum. Uzun zamandır bloga eklemeyi düşündüğüm balkabağı çorbası hazırlamak o kadar pratik ki aslında. 30 dakika içinde sıcacık bir tada kavuşmak mümkün. Daha önce de yazmştım; balkabağı genellikle tatlı ile özdeşleştirilir. Ancak bana göre kavurması ve çorbası ilk sıralarda gelir. Sindirimi son derece kolay olan kabağın çorbası besleyiciliği ile de çocuklar ve yetişkinler için soğuk kış öğünlerinde hem rengiyle hem de tadıyla içimizi ısıtabilir.

Balkabağı Çorbası

Fransız mutfağı ile yakıştırılan balkabağı çorbası kremalı ya da kremasız ve pekala sütle yapılabilir. Benim tarifimde bir büyük boy soğan, varsa üç-beş adet güz sonu kırmızı biber, birkaç diş sarımsak ve iki yarımay ölçeğinde balkabağı var.  Malzemelerin üstünü azıcık geçecek kadar su ve bir-iki yemek kaşığı zeytinyağı ekleyerek 20 dakika kaynamalarını daha doğrusu blenderden geçecek kadar pişmelerini bekliyorum. Blenderdan geçirdikten sonra dilerseniz krema ya da bir çay bardağı ılık süt ilave ederek tatlandırabilirsiniz, hiç eklemeyebilirsiniz de. Ancak her ikisini de tercih etmiyorsanız bir yemek kaşığı tereyağı çorbanın lezzetini maksimize edebilir. Üç-beş dakika daha kaynadıktan sonra ve kıvamını aldıktan sonra çorbanız hazır demektir. Serviste çorbanın üzerini ceviz ya da maydanoz ile süslemek isteğe bağlı.

Balkabağı Çorbası
Reklamlar

Zeytinyağlı Balkabağı Kavurması

Balkabağı mevsiminin sonuna geliyoruz ancak sonundan yakalamak pahasına da olsa size mucizevi bir tarifim var bu hafta. Her daim diyet yapanlar, sağlıklı yemek tarifinde sıkıntıya düşenler, hafif yemek isteyenler, alışılmışın dışında bir lezzet arayanlar, sindirimi kolay bir öğün peşinde olanlar, işte size anneannemden bir tarif: kabak kavurması. Bizim oralarda uzun uzun balkabağı denmez kabağa. Sarı kabak diyenler de az değildir. Balkabağını tatlı olarak düşünegelmişizdir. Belki de bu yüzden bu yemeği tattırdığım herkes önce hayretle karşıladı sonra tadına bakınca da çok leziz buldu. Rahmetli anneannem yokluk dönemi insanı olduğu için, elindeki malzemelerle en leziz ne yapabileceğini bilen biriydi. Ege insanının mutfağındaki en zengin malzeme hiç şüphesiz halis zeytinyağıdır. Herkesin küçük de olsa bir zeytinliği olduğu için bu zenginlik sıradandır aslında her hane için. Doğa da cömert davrandığı için bu coğrafyanın temiz kalpli insanlarına, yemek için malzeme sıkıntısı çekilmez. Kabak da öyle büyük şehirlerde, marketlerde temizlenmiş, torbalanmış, paketlenmiş hatta doğranmış şekilde kilo ile satılmaz. Köylü büyüklüğüne göre eşit parçalara ay dede şeklinde kestiği kabakları 1-2 TL karşılığında satar. Seçip beğenip alırsınız.

Anneannemden arda kalan lezzetlerin en başında gelir zeytinyağlı balkabağı kavurması. Bol zeytinyağı döktüğünüz tavaya isteğinize göre iki orta boy soğanı doğrayıp kavurun. Sonra küp şeklinde küçültüp kestiğiniz kabakları ekleyin. Arzu ediken kıvam kabağın küp şeklinde kalmasıdır. Zira kabağın erime ve püre olma olasılığına karşı yarım limon suyu eklemeniz durumu kurtaracaktır. İstediğiniz miktarda tuz eklemeniz de kıvamın tutturulmasına yardımcı olur. Ayrıca Ege’de yemeklere konan bir başka lezzetlendirici ise kırmızı toz biberdir. Acı olmayan bu toz biber kavurmanın renginin sarıdan kırmızıya dönmesine neden olur. Ayrıca evlerde kurutulmuş, askıda bekleyen kırmızılaşan biberleri de kavurmaya dahil etmek görsellik açısından ve anneannem gibi acı bibersiz yaşayamayanlar için vazgeçilmez olabilir. Bu yemek çok kısa bir süre içinde su eklemeden kısık ateşte pişebilir. İsteğinize göre sıcak, üzerine yoğurt dökerek ya da bir gün dolapta bekleterek soğuk, yine yoğurtlu da yiyebilirsiniz. Alışkanlıklarınızdan vazgeçmenin zamanı, kabağı bir de yemek olarak deneyin bakalım, hep tatlı hep tatlı nereye kadar. Önümüzdeki sezon Fransız mutfağından aşırdığımız çorbasının tarifini de veririm takip ederseniz. Adapazarı’nda bir dinlenme tesisinde gerçekten güzel yapıyorlar.